Yenilendi
MENÜ  
  ANA SAYFA
  BİTKİSEL ÜRETİM VE YETİŞTİRİCİLİK
  MEYVE YETİŞTİRİCİLİĞİ
  ORGANİK TARIM
  HAYVAN YETİŞTİRİCİLİĞİ
  SU ÜRÜNLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ
  TARIMSAL DESTEKLEMELER
  TEKNİK BİLGİLER
  MEVZUAT
  TEŞKİLAT YAPISI VE HİZMET STANDARTI
SÜT SIĞIRCILIĞI

SÜT İNEKLERİNİN BESLENMESİ

 

Ülkemizde mevcut sığırların %60’ını yerli sığır ırkları, %40’ını da kültür ırkı ve melez hayvanlar teşkil etmektedir. Suni tohumlama ve ülke dışından ithal edilen kültür ırkı damızlıklar yardımıyla yerli hayvan sayısı giderek azalmakta, dolayısıyla süt veriminde artışlar meydana gelmektedir.


Kültür ırkı hayvanlar yüksek verimli olup, uzun yıllar yapılan bilimsel çalışmalar neticesinde elde edilmişlerdir. Verim; hayvanın genetik yapısı ve içinde bulunduğu çevre faktörlerine bağlıdır. Yani hayvan irsi olarak sahip olduğu verim gücünü ancak bu gücü gösterebileceği uygun çevre şartları kendisine sağlandığında gösterebilir. Daha açık bir ifade ile verim kabiliyeti olmayan bir hayvanı ne kadar çok beslersek besleyelim alınacak verim belirli bir seviyeyi geçmeyecektir. Bu durumda yetiştiriciye düşen görev, hayvana uygun olan çevreyi sağlamaktan ibarettir. Fakat bu iş kolay değildir. Zira çevre, ülkemizde yetiştiricilerin büyük çoğunluğunun kabul ettiği gibi sadece iyi ve kaliteli yemle beslemek değildir.

 

 

 

 

 

 

 

Bunun dışında çevre; ısı, ışık, rutubet, coğrafi yapı, hayvanın içinde barındığı ahırın havası ve genel bakım faktörlerinden oluşur.

 

Bütün canlılarda olduğu gibi süt sığırları da bu çevre faktörlerinin doğrudan veya dolaylı etkisi altındadır. Eğer hayvan mera da ise bu faktörlerin çoğundan doğrudan, ahırda ise ahırın özelliğine bağlı olarak dolaylı etkilenir. Genellikle hayvanın içinde bulunduğu coğrafi bölgeye, serbest halde mera  ve buna benzer tabiat şartlarının kontrol edilemediği serbest çevreye MAKRO çevre, ahır, gölgelik, sundurma vb. gibi tamamen yada kısmen kontrol edilebilen çevreye de MİKRO çevre adı verilir.

Süt sığırcılığında yukarıda belirttiğimiz çevre faktörlerini gördükten sonra beslenmeye geçmeden önce süt verimini etkileyen faktörlerden de kısaca bahsetmek gerekir. Bu faktörler şunlardır ;

IRK ( Hayvanın Soyu ) : Sütçü, etçi ve kombine ırk olarak 3 e ayrılır. Sütçü ırklar arasında Siyah – Beyaz alaca ( Holstein ) birinci sıradadır. Bu sütçü ırklar arasında yağ oranı en yüksek ırk ise Jersey’ lerdir.

YAŞ : Yaş ilerledikçe süt verimi artar. En fazla sütü 7-8 yaşa kadar verirler. Daha sonraki yaşlarda süt verimi düşer.

 

BEDEN İRİLİĞİ : Aynı ırktan ve yaştan olan iki inekten, iri bedeni olanı, ufak bedenli olandan daha fazla süt verir. Çünkü daha fazla su ve yem tüketir.

GEBELİK VE KIZGINLIK : Kızgınlık dönemlerinde ve gebeliğin son dönemlerinde süt verimi düşer.

DOĞUM MEVSİMİ : Doğumu Sonbahar ve Kış aylarına rastlayan ineklerin süt verimlerinde düşüş görülmüştür. Çünkü çayır ve meralar kuruduğu için hayvan taze yiyecek bulamaz.

HAVA SICAKLIĞI : Ani ısı değişiklikleri süt sığırlarını oldukça fazla etkiler. Çünkü çevre ısısı arttıkça yem tüketimi azalır, verim düşer. Sütçü sığır ırkları için uygun ısının +10 C olduğu tespit edilmiştir. +27 C’ nin üzerinde süt sığırlarında büyük oranda verim düşüklüğü görülmüş, -13 C ye kadar olan çevre ısısında önemli bir verim düşüklüğüne rastlanılmamıştır.

BESLEME ( YEMLEME ) : Özellikle 1. Laktasyon sığırlar için çok önemlidir. Çünkü ilk doğumlarını yapan hayvanlar büyüme ve gelişmelerini henüz tamamlayamamışlardır. Bu nedenle 1. Laktasyona başlayan ineklere rasyon hazırlanırken yaşama ve verim paylarına ilaveten büyüme ve gelişme payının da göz önünde bulundurulması gerekir.

SU : Meraya  çıkan ineklerin su tüketimi ahırdakilere nazaran daha azdır. Su tüketimi verilen yeme ve sıcaklığa bağlı olarak artar veya azalır. İneğin 1 lt. süt için 3-4 lt. suya ihtiyacı vardır.

 

 

 

 

HASTALIKLAR : Hastalanan ineğin süt verimi düşer. Hastalık memede ise daha da azalır.

KURUDA KALMA SÜRESİ : İnek doğuma 2 ay kala kuruya alınmalıdır. Kuruya alınan ineğin meme bezleri dinlenmiş olur. Ana karnındaki yavrunun gelişmesi hızlanır. İneğin bünyesindeki mineral madde miktarı artarak doğuma kadar olan sürede hayvanın vücudu kuvvetlenir.

SAĞIM TEKNİĞİ : Meme, ılık sabunlu su ile yıkanmalı, zamanında sağılmalı, memeye masaj uygulanmalı ve hayvana yumuşak davranılmalıdır. Süt inekleri günde en az 2 defa sağılmalı ve sağım aralığı eşit olmalıdır. Yüksek verimli süt inekleri günde 3 defa sağılabilir.

BARINAK VE TEMİZLİĞİ : Ahır içindeki hava cereyanı ve fazla rutubet önlenmelidir. Ahır içerisindeki mevcut Amonyak kokusu gözleri yakacak derecede ise süt verimini düşürür.

BAKICI : Bakıcının hayvanın dilinden anlaması gerekir. Sık sık bakıcı değiştirmek uygun değildir.

SÜT İNEKLERİNİN BESLENMESİ

Yemleme de ana kural, hayvanların canlı ağırlık ve verim özelliği gibi faktörlere bağlı olarak ihtiyaçlar ölçüsünde ve en hesaplı bir şekilde sağlıklı olarak beslenebilmeleridir. Süt sığırlarının beslenmesindeki enerji ve protein yetersizliği, süt veriminde başlangıçta yavaş, sonra hızlı bir düşüşe sebep olur. Bu yetersizlik uzun süre devam ederse hayvan sonradan zengin

 

 

yem ile beslense dahi süt verimi eski seviyesine kolay kolay çıkarılamaz.

Süt hayvanlarında yemleme, hayvanın Yaşama Payı ve Verim Payı olarak 2 şekilde yapılmaktadır.

YAŞAMA PAYI : Hayvandan verim almadan onun canlılığını muhafaza edebilmesi için almaya mecbur olduğu günlük yem miktarıdır. Yaşama payı genellikle kaba yemlerden karşılanır ( mera otları, silaj, kuru ot vb. ). Kaba yemlerin 1/3 ü baklagil dediğimiz yonca, korunga, fiğ vb. yemler olması arzu edilir. Verilen kaba yem kuru yem kuru ise hayvanın her 100 kg. canlı ağırlığı için 2 kg. kaba yem hesap edilmelidir. Yani 500 kg. canlı ağırlıktaki bir inek için 10 kg/ gün kaba yem verilmelidir. Verilen kaba yem yeşil ise hayvanın canlı ağırlığının % 8 – 10 u kadar yeşil yem verilmelidir.

VERİM PAYI : Hayvanın verdiği süt miktarına göre değişir. Süt verimi için kesif yem (fabrika yemi) dikkate alınmalıdır. Ortalama olarak hayvanın verdiği her 2.5 lt. süt için 1 kg. yem verilmelidir. (Günde 20 kg. süt veren bir ineğe 8 kg. yem verilmesi gerekir.)  Ayrıca hayvanın gelişmesi ve gebelik durumuna göre yem ilavesi yapılmalıdır.

Bunun için hayvana verilen kaba ve kesif yemlere ilaveten gebeliğin 3. Ayına kadar 1 kg.  kesif yem, 6. Ayına kadar 2 kg. kesif yem, 9. Ayına kadar  3 kg. kesif yem ilave edilerek besleme yapılmalıdır.

 

 

Hayvana verilen kaba ve kesif yemler 3 öğünde yedirilmelidir. 2 defa sağım yapılan hayvanlarda kesif yem ihtiyacının yarısı sabah sağımında, yarısı da akşam sağımında yedirilmeli, kaba yemler ise sabah, öğlen ve akşam olmak üzere 3 öğünde yedirilmelidir.

Gebeliğin 9. Ayını doldurmuş ve doğumu yaklaşmış hayvanlar diğerlerinden ayrılarak, doğum için ayrı bir bölmeye veya ahırın rahatça doğum yapabileceği bir tarafına alınmalıdır. Doğum sessiz ve sakin bir ortamda gerçekleştirilmelidir. Yeni doğum yapmış hayvanlar kısıtlı düzeydeki iştahlarından ve olası buzağılama problemlerinden dolayı yüksek kalitede yeme ihtiyaç duyarlar. En çok tercih edilen yem ise kalitesi yüksek kaba yemlerdir.

Doğumdan hemen sonra fazla miktarda kesif yem ( Fabrika yemi ) yedirilmesi ASİDOSİS denilen beslenme hastalığına yol açabilir. Doğumdan sonra verilecek kesif yem yavaş yavaş artırılarak verilmelidir. Bu maksatla günde 0.5 kg. artırılarak normal seviyesine çıkarılmalıdır.

 

- ÜRÜNÜNÜZ BOL KAZANCINIZ BEREKETLİ OLSUN. -

Duyurular  
   
Facebook beğen  
   
Reklam  
   
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=